Eda Keskin

4. FETHİYE KÜLTÜR VE KİTAP FUARI (1-10 AĞUSTOS 2008)

3/8/2008 · Kategori: HABER

4. FETHİYE KÜLTÜR VE KİTAP FUARI (1-10 AĞUSTOS 2008)

4. Fethiye Kültür ve Kitap Fuarı başladı.
1-10 Ağustos 2008 tarihleri arasında açık olan fuarda
Eda Keskin okurlarıyla ve arkadaşlarıyla buluşup kitaplarını imzalayacak.

Zaman: 1-10 Ağustos 2008
Yer: Fethiye Kültür Merkezi (FKM),Kordonboyu, Fethiye - Fethiye Sahaf Kitabevi Standı
Tel: 0252 614 04 47
E-Posta: fethiyesahaf@hotmail.com
edakeskin83@gmail.com

Not. Fethiye'ye yolu düşenleri ve düşebilecek olanları beklerim. Bu arada ben Fethiye'liyim, "Ne kadar şanslı kız" dediğini duyar gibiyim..:) Eda

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

1 Mayıs 2007

6/5/2007 · Kategori: HABER

1 Mayıs 2007'de İstanbul Taksim Meydanı'nda 1977'deki olaylarda ölen yoldaşlarını anmak üzere toplanan kalabalığın zehir içeriği yüzde yüz arttırılmış biber gazı ve tazyikli suyla karşılanması, demokratik olduğu iddia edilen bir ülkenin ayıbıdır; kaldı ki kullanılan biber gazının zehirinin arttırılmış olmasından dolayı bir kişi hayatını kaybetmiştir; böyle bir tutum insan haklarına da aykırıdır.

 

Ayıplarını örtmek için sendika ve partileri "yasadışı" olarak adlandırmaya çalışan İstanbul valisi, tüm gün boyunca yürüyüşe katılımı engellemek için her türlü ulaşım aracının seferlerini durdurmuş; şehre girmek isteyen otobüslere engel olmuştur.

 

Sokakta yürümekte olan vatandaşı, kahvelerde oturan insanları, yolculuk otobüslerinden indirdiği kişileri de gözaltına almakta sakınca görmeyen  polis, gün sonunda bini aşkın kişiyi gözaltına almakla övünen bir vali...

 

Yıl 2007...

 

Ankara Yüksel Caddesi'nde 8 Mart Kadınlar Günü'nde yedi sekiz kadın haklarını aramak üzere toplanmış. İkişerli sıra halinde yüz kadar polis ve iki tank göreve hazır bekliyor.

 

Yine aynı yıl Ankara Yüksel Caddesi'nde "parasız eğitim" isteyen on kadar öğrenci toplanmış. Aynı sayıda polis ve tank hazır bekliyor.

 

Bunları seyrederek şöyle bir sonuç çıkarmak da mümkündür: Devlet, kadın haklarına karşı, parasız eğitime karşıdır. Hem de demokratik seslerden, halkın sesinden korkmaktadır; çünkü on kişiye karşın yüz polis ve savaş günlerini aratmayacak denli hazırlanmış olarak iki tankla orada olmak bunun göstergesidir.

 

En basit temel haklar için bile insanların sesi kısılıyor bu ülkede.

 

Demokrasi rejiminin yalnızca sandıkta oy vermekten başka bir şey olmadığını sananlar var...

 

Yıllardır halkın her türlü sesini kısmaya çalışan bir yönetim var. Adına "demokratik devlet" diyor.

 

Sonra bu demokratik(!) ülkenin başbakanı "Demokrasi amaç mıdır; yoksa araç mıdır? Bizim için araçtır." diyerek televizyonlarımızdan yansıyor.

 

Demokrasiyi araç olarak gören düşünce biçimi, insan haklarının da türban takmak olduğu çerçevesine sığınmış.Kafasına cop yiyerek beyin kanaması geçiren sanatçı, tüfeklerle kemikleri kırılan öğrenciler, yaralanan işçiler, zehiri arttırılmış biber gazından ölen adam, sokaktan, otobüsten, kahveden toplanıp gözaltına alınan bini aşkın kişinin yaşadıkları,

 insan hakları ihlali kapsamına girmiyor; çünkü basın-yayın organları bundan söz etmiyor; millet vekilleriyle  karıları da Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi yollarına  "türban için" çıkıyor.

 

Bu kadar çok saçmalık bir arada bulunurken, bir şey demek çok güç.

 

Kalıcı Bağlantı Yorum (4) Yorum yaz!

DİL İM'İN 2. SAYISI ÇIKTI!

27/1/2007 · Kategori: HABER

DİL İM'İN

2. SAYISI ÇIKTI

        ODTÜ Türkçe Topluluğu'nun hazırladığı, Dil Derneği'nin yayımladığı "Dil İm" adlı gençlik dergisinin 2. sayısı Aralık 2006'da çıktı. Derginin bu sayıdaki dosya konusu "Yabancı Dille Öğretim".

 

İÇİNDEKİLER

74. Dil Bayramı Açılış Konuşması
Ali Galip Çamlı

DENEME: Dil Devrimini Sorgulamak
Arda Özsu

SÖYLEŞİ: Işık Kansu
Ali Galip Çamlı, Mustafa Alper Fakılı

DENEME: Dil ve İmler
Eda Keskin

DOSYA: Yabancı Dille Öğretim

  • ARAŞTIRMA: Bilim Dili Olarak Türkçe - Oğuz Hanoğlu

  • ARAŞTIRMA: Dil-Düşünce-Kültür İlişkisi Işığında Yabancı Dille Öğretime Bakış - Mustafa Kutlay

  • ARAŞTIRMA: Yabancı Ülkelerdeki Yabancı Dille Öğretim Uygulamaları - Tuğba Aslan

  • Öğrenciler Ne Diyor?

  • Eğilim Yoklaması

  • Öğretim Üyeleri Ne Diyor?

  • Sonuç

TÜRKÇEYE EMEK VERENLER: Ömer Asım Aksoy
Özgün Baştürk

ŞİİR: Sonbaharın Emaneti
R. Ezgi Çakıroğlu

ŞİİR: Karlı Yazın Şarkısı
Ece Ürkmez

GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE: Atatürk'ün Geometri Kitabına Önsöz
A. Dilâçar

ŞİİR: Hırsız
Gözde Akmaner

ÖYKÜ: Güneş Balçıkla Sıvanmaz
Mustafa Alper Fakılı

ŞİİR: Her Kadın Biraz Düşkündür Ölüme
Oğuz Durdu

ÖYKÜ: Gözyaşlarına Düşler Kurmak
Özgün Baştürk

BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ?
Bir Yabancı Profesörün Türkçeye Sahip Çıkışına Güzel Bir Örnek
Oğuz Hanoğlu

TANITIM: Oğuz-Kalbiye Tansel Kitaplığı
Eda Keskin

TANITIM: TED Türkçe Topluluğu
Ekin Altan

 

Dil İm Dergisi'ni Konur Sokak'taki  Bilim Sanat Kitabevi ve Turhan Kitabevi'nde bulabilirsiniz.

 

Dil Derneği'nden almak isteyenler için:

yonetmen@dildernegi.org.tr

Konur Sok. No. 30/1 06640 Kızılay-Ankara
Telefon: (312) 425 83 60 - 417 33 27 | Belgeç : (312) 417 33 28

Dergi 3 YTL

Sürdürüm: Yıllık 5 YTL (iki sayı)

 

Ürünlerinizi tt_dergi@yahoo.com adresine gönderiniz. Gençlik dergisi olduğundan gençlerin eserleri öncelikli olarak yayımlanacaktır.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

GÜVERCİNLER UÇAR HRANT

23/1/2007 · Kategori: HABER

 GÜVERCİNLER UÇAR HRANT

Şimdi bir
güvercin uçuşunu bölüşüyoruz
Gökyüzünün
o meşhur maviliğinde

                   Cemal Süreya


  Hrant Dink öldü Türkiye. Derin güçler, faşist çeteler  bir kez daha
"kazandı". Ve biz bir kez daha gördük ki bu ülkede sırtınızı bir grup yada
lobiye yaslamadan  ,otoriteye sığınmadan, kendi sözünüzü
söylerseniz,hayatınızı bir güvercin tedirginliği içinde geçirirsiniz ve
nihayetinde günü gelir bir güvercin gibi kaldırım kenarına cansız cesediniz
serilir.

  Hiç zaman kaybetmeden başladılar ağıt yakmaya. "Ne büyük kahramandı".

Tam bir vatanseverdi". ”Bu kurşun hepimize”. Hazırlıklılar onlar yuğ
merasimlerine. Yıllardır ceplerinde taşıyorlar çünkü taziye
konuşmalarını.Yaşarken  vatan haini arayan parmaklar onu gösterirken,
ölümünün ardından o parmakların sahipleri bir kahramana ağlıyordu.Yaşarken
ne kadar aciz duruma düşürürsen,  ölüm konuşman o kadar fiyakalı olur
çünkü. Yazık!. Dostun da düşmanın da belli değil Türkiye!

  Hrant Dink öldürüldü Türkiye. Birer birer eksiliyoruz.(Eksiliyorsun
Türkiye). Kaç kez  yaşadık bu acıyı?. Daha kaç kez yaşayacağız?. Daha ne
kadar sessiz kalacak bu ülke   öz çocuklarını kaybetmeye.Eyvahlar olsun!.
Acına bile sahip çıkamıyorsun Türkiye!

“Hepimiz Hrant’ız” diyerek arşınlıyoruz ya sokakları.Bakmayın aslında

hiçbirimiz Hrant olamadık.Gözü Hrant’ın  bir avuç kanında olan azgın linç
güruhu o sokakları kirletirken biz evimizden çıkmadık,çıkamadık. Hrant’a
sahip çıkamadık.”Aydınlık bir Türkiye isteyenler Hrant Dink’i sahiplenmeli”
diyor birisi. Ölüsünü mü? Neden hep ölülerimizi sahipleniriz sanki?.Yaşam
sahiplenmeye değmez mi?

  Ama bu hikayenin sonu değil Hrant. Hikayenin sonunu biz yazacağız, bu
tufandan geriye kalan kardeşlerin.Gökyüzü bizim olacak Hrant. Sen gökyüzüne
erken çıktın sadece.Senden sonra kardeşlerin gelecek Ararat'tan,
Mezopotamya'dan o meşhur maviliğe. O milyonlarca yaralı güvercinin uçuşunu
bölüşmek için...

Sertaç Yıldız

Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!

NAZIM HİKMET'İN DOĞUMGÜNÜNDE ACI HABERLER

21/1/2007 · Kategori: HABER

15 OCAK 2007
 
Merhaba arkadaşlar,
 
Bu günlerde sanat dünyasının ve aydınların ilerici insanların gündemi epeyce meşgul.Sizlerle bu konularda fikir alışverişinde bulunmayı gerekli buluyorum.
Bugün ünlü şair Nazım Hikmet'in 105.yaşgünü,kendisi yanımızda olamasa da şiirleriyle,fikirleriyle her daim yanımızda olan yolumuza ışık tutan Nazım ustayı selamlıyorum!!Onun hayal ettiği gibi insanca bir dünya özlemimizi de bir kez daha paylaşmış oluyoruz aslında birbirimizle.
 
Bunun dışında kötü bir haberim var sizlere,Bir süredir ne yazık ki Nazım Hikmet'in ve edebiyatımızın birçok değerli şairinin eserlerinin telif hakkını elinde bulunduran Yapı Kredi Yayınları bu şiirlere internet üzerinde yani şiir sitelerinden ulaşılmasını yasakladı.
 
Memet, Nazım ustanın şiirlerinde özlemle andığı Memet, Nazım Hikmet ile çevirmen Münevver (Berk)Andaç’ı oğullarıdır.Dolayısıyla Nazım Hikmet’in tek yasal mirasçısı konumundadır ve bu konumuna dayanarak onun eserlerinin telif hakkını YKY’ye satmıştır.Sözkonusu olan şiirse ve Nazım Hikmetse meselenin basit bir alışveriş olmadığını belirtmek gereksiz aslında.Bu konuya ilişkin Enver Topaloğlu'nun (Cumartesi şiir dergisinin editörü) sözlerini aktarmadan edemeyeceğim:
 
"Bu adamlar(YKY'yi kastediyor) parayı veren düdüğü çalar mantığıyla hareket etmeye alışmış bir kez;ama şiir düdük değildir ki!"
 
Nazım ustanın şiirleri yıllarca yasaklandı,elden ele el yazması halinde ulaştırdılar insanlar şiirleri birbirlerine.Merdiven altı diye tabir edilen çok eski tekniklerle yanlış basılmış da olsa kitaplar basılmaya çalışıldı.Tam o dönem geçti derken bu kez YKY, şiiri bu kez daha başka yollarla yer altına itiyor.Hangi öğrenci arkadaş içi yanmadan o kadar çok parayı bir şiir kitabına verebiliyor ki...Üstelik bu ülkede yerleşik bir yayıncılık müessesesi zaten var,Yapı Kredi gitsin kendi işini yapsın...
 
Arkadaşlar, görüyorsunuz ki genç edebiyatseverler için zor ve önemli görevler var önümüzde...
 
Heyecanımı mazur görün
 
Sevgiler
 
Ekin Keçecioğlu

Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!

« Önceki ::