BİRLİĞE ULAŞ - Mevlana Celaleddin Rumi
22/8/2007 · Kategori: SEVDIGIM SAIRLER
Fotoğraf: S. Haluk Uygur
|
Birliğe Ulaş Beri gel, daha beri, daha beri. Bu yol vuruculuk nereye dek böyle? Bu hır gür, bu savaş nereye dek? Sen bensin işte, ben senim işte. Ne diye bu direnme böyle, ne diye? Ne diye aydınlıktan kaçar aydınlık, ne diye? Topumuz bir tek olgun kişiyiz, bir tek, ne diye böyle şaşı olmuşuz, ne diye? Zengin yoksulu hor görür, ne diye? Sağ soluna yan bakar, ne diye? İkisi de senin elin, ikiside, peki, kutlu ne, kutsuz ne? Topumuz bir tek inciyiz, bir tek. başımız da tek, aklımız da tek. Ne diye iki görür olup kalmışız iki büklüm gökkubbenin altında, ne diye? Sen habire gevele dur bakalım, habire 'usul boylu birlik çam ağacı' de, sonu nereye varır bunun, nereye? Şu beş duyudan, altı yönden varını yoğunu birliğe çek, birliğe. Kendine gel, benlikten çık, uzak dur, insanlara karıl, insanlara, insanlarla bir ol. İnsanlarla bir oldun mu bir madensin, bir ulu deniz. Kendinde kaldın mı bir damlasın, bir dane. Erkek arslan dilediğini yapar, dilediğini. Köpek köpekliğini ede durur, köpekliğini. Tertemiz can canlığını işler, canlığını. Beden de bedenliğini yapar, bedenliğini. Ama sen canı da bir bil, bedeni de, yalnız sayıda çoktur onlar, alabildiğine, hani bademler gibi, bademler gibi. Ama hepsindeki yağ bir. Dünyada nice diller var, nice diller, ama hepsin de anlam bir. Sen kapları, testileri hele bir kır, sular nasıl bir yol tutar, gider. Hele birliğe ulaş, hır gürü, savaşı bırak, can nasıl koşar, bunu canlara iletir. |
|
|
|
Mevlana Celaleddin Rumi |
-------------------
Bugün de yüzlerce kişi, yüzlerce kişinin yanından geçti. Hepsi de bir an birbirlerinin gözüne bakar gibi oldu; başlarını çevirdiler. İnsan yaşamı, diğer insanlara yabancılaşmakla, paylaşım anlarının utançla yok edilmesiyle, baş çevirmelerle, diğer yönlere bakmalarla, görmemezliğe gelmekle devam etti. Bir gün karşımızdaki insanlara içtenlikle "Merhaba" demenin güzelliğini hatırlayacak mıyız? Sokaktaki bir insanla gözgöze geldiğimizde "Biliyorum, ben de...", "Nasılsın?" ya da içimizde o anda ne geliyorsa söyleyebilecek miyiz? Gün boyunca mesafeli davranmak zorunda olduğumuzu hissettiğimiz kişilerin kim olduklarını merak ettiğimizde "Sen kimsin?" diye sorabilecek miyiz?
"Kendi"mizi diğerleriyle korkusuzca ve özgürce paylaşabilecek miyiz? En önemli sorulardan birisi: Öyle bir dünya artık var olabilir mi? Gücün var mı ey insan?
Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz! Arkadaşına Gönder!
0 yorum yazılmıştır


